Dunganların Milli Sporları

26 Қараша 2014, 06:12

Kazakistan; etnik gruplar çeşidinin çok olduğu bir ülkedir. Dolayısıyla; sosyal gruplar ve farklı sosyal topluluklar arasındaki ilişkileri düzenlemek ana görevimizdir.

Kazakistan; etnik gruplar çeşidinin çok olduğu bir ülkedir. Dolayısıyla; sosyal gruplar ve farklı sosyal topluluklar arasındaki ilişkileri düzenlemek ana görevimizdir. Bireyler arasındaki uzlaşma, çok uluslu olan herhangi toplumun yerine getireceği esas koşuldur. Toplumumuzun bir parçası olan herhangi etnik grubun çıkarlarını gözeten  ulusal, etnik, ideolojik ve siyasi program devletimiz tarafından geliştirilmiştir. Bu şartlarda etnik gruplar arasında oluşan uzlaşma, toplum içindeki istikrarın garantisidir. Başka bir ifade ile, toplumdaki istikrar meselesi; etnik gruplar arasındaki ilişkiler ile milletlerin sağlam şekilde gelişmesi ile alakalıdır. Ulusal birlik ve uzlaşmaya çağıran söylemler Nursultan Nazarbayev’in sunduğu «Kazakistan-2030» stratejik gelişme programında yer almıştır.

Bilindiği üzere Kazakistan Cumhuriyeti’nde bugünlerde 130’u aşkın millet yaşamaktadır. Kazakistan’ın demografik özgünlüğü, onun çok uluslu bileşimindedir. Ülkemiz halkının çok uluslu şekilde oluşmunu belirleyen halklar göçünün başlangıç evresi; rus ve ukraynalı çiftçilerin göç edip Kazak topraklarına yerleşmesi ile başlar.

Dunganların Kazakistan topraklarına olan ilk göçü ise 1877 yılının Aralık ayında başlamıştır. Bu sene, Çin azarlamasından kaçan 4 bin Dungan, Yedisu topraklarına gelip sığınmışlardır. Dungan göçmenlerinin ilk dalgasını Bıy Yan Hu başlamıştır. Göçün ikinci dalgası 1884 senesinde gerçekleşmiştir.

Dunganlar, ayrı olarak belirli topraklar üzerine yerleşmeyi tercih etmişlerdir. Böylece, göç edenler daha çok Yedisu bölgesinin Verny ve Jarkent illerine yerleştirilmişlerdir. Dunganların yaşam tarzı, örf ve adetleri, daha önceki hayat tarzının göçebe olması açısından Kazaklara benzerlik göstermeleri, herhalde iki halkın bugüne kadar sıkı bir şekilde yan yana yaşamalarının temelini teşkil etmiştir. İki halkın kültür, gelenek ve inançlarını karşılaştırdığımızda bazı farklılıklar dışında bir çok ortak yanlar kendini belli etmektedir. Bir delil olarak Dunganların spor çeşitlerini bizimkilerle karşılaştırabiliriz.

Dunganların özelliklerini ortaya koyan unsurlardan bir tanesi, Dunganların halk sporlarıdır.

Genel olarak Dunganların, hem çocuklar hem de yetişkinlere özel olan sporları vardır. Dungan sporlarının çoğu sadece eğlence amaçlı olmayıp; zihinsel ve fiziksel gelişim ile eğitim amaçlıdır. Oyunların bazıları spor müsabakatı şeklindedir.

Küçük çocuklar ve özellikle kızlar “faguner” “be jajar” adı verilen oyuncak bebeklerle oynarlar. Oyuncakların bu çeşidi, pamuk ile doldurulmuş kumaş parçasından yapılır. Yaz aylarında ise mısır yapraklarından saç yapılır. Mutfaktan kalan kırık bulaşıklar da çocuklar tarafından oyun maksadıyla kullanılırdı. Çocuklar misafir çağırıp onlara ikramda bulunurdu. Çocuklar oynarken büyüklerin konuşmasını ve misafirlere gösterilen ilgiyi taklit ederler.

“Ge Bınbın”. Kelime anlamı: «İpten şekillerin bağlanması». Bu oyun hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından oynanır. Çocuklar 90-100 cm uzunluğunda, yetişkinler ise 150-160 cm uzunluğundaki ipi ellerine alıp birbirlerinin uçlarını bağlarlar. Bu oyun birkaç kişi tarafından oynanmakla beraber iki kişi tarafından da oynanır. En sonunda şekli yapamayan kişi kaybetmiş sayılır. Oyunun başlangıcı şöyledir: Her iki ucu bağlanmış ip sağ ve sol ellerin etrafında birer kere sarılır, daha sonra orta parmaklar oynatarak karşı elin ipi çekilir ve adı “ma tso” (at yalağı) olan şekil ortaya çıkar. İkinci oyuncu ise “kuezı” (yemek çubukları) şeklini yapar, sonra “dınio” (asmalı yalak), arkasından “nyu nyanşin” (ineğin gözleri) vs yapılır. Bu oyunun beraberlik neticesi de olabilir. Oyuncular aynı şekli birkaç kere tekrarlayabilirler. Ancak testere anlamına gelen “şuzı” şekli çıktığında oyun durdurulur, çünkü bu şekil beraberliği ifade eder.

“Ge Bınbın”, Dungan kızlarının sevdiği eğlencedir. Ancak bu oyuna delikanlılar da katılabilir. Bugünlerde bu oyunu Kazakistan ve Kırgızistan’da yaşayan Dunganların köylerinde hala görebilirsiniz.

Dungan kızlarının bir diğer popüler oyunu, “şuazır” (taş yakalama) oyunudur. Büyülküğü güvercin yumurtasını geçmeyen 5 adet yuvarlak taş alınır. Oyun oynamanın birkaç yöntemi vardır: “dan zır”, “şuafon” (çift yakalama), “şua san” (üçlü yakalama), “şua san-ii” (üç-bir yakalama), “man ba şua sı” (yarı yakalama), “şua sa zır” (dağıtılmış taşların yakalanması) vs.

Dungan kızlarının bir diğer popüler oyunu, “şuazır” (taş yakalama) oyunudur. Büyülküğü güvercin yumurtasını geçmeyen 5 adet yuvarlak taş alınır. Oyun oynamanın birkaç yöntemi vardır: “dan zır”, “şuafon” (çift yakalama), “şua san” (üçlü yakalama), “şua san-ii” (üç-bir yakalama), “man ba şua sı” (yarı yakalama), “şua sa zır” (dağıtılmış taşların yakalanması) vs.

Bu şekilde “dan zır” yöntemi kullanıldığında oyuncu bir elle havaya taş atarken diğer elle geri kalan taşları teker teker topluyor. Havaya atılan taşı, sıradaki taşı topladığınız anda yakalamanız gerekiyor. Havaya atılan taş yere düşerse sıra ikinci oyuncuya geçer. En hızlı olan oyuncu oyunu kazanır.  

“Jua zır” oyunu. Dungan kızların sevdiği bir diğer oyun ise “Ti şyanzı”, delikanlıların da sevdiği oyunlardandır. Dungan yaşlılarının söylediğine göre bu oyuna yetişkinler de dahil olup turnuvalar düzenlenirdi. Bu oyunun birkaç yöntemi vardır. Bu oyun Kazak oyunları arasında da yer almaktadır.

Fırlamayı tek ayakla vurmak – “dan”, çift ayakla vurmak – “fon”, zıplayarak vurmak – “lö”, ve karmaşık yöntemler “ta”, “ti”, “jyan”. Fırlamayı düşürmeden bu yöntemlerin hepsini uygulayabilen oyuncu Dunganlarda oyun ustası sayılırdı. Oyun sırasında vuruşlar yüksek sesle sayılırdı.

Yedisu Dunganları tarafından “Ti şyanzı” o kadar seviliyordu ki, devrin rusları da bu oyunu “lönga” adıyla benimsemişlerdir. Bugünlerde bu oyun Kazaklar tarafından da benimsenmiş olup özellikle okul öğrencileri tarafından sevilmektedir.

Dunganların beysbola benzeyen “da modan” oyunu grup oyunu olarak gösterilebilir. Oyuncular kura çekerek iki takıma bölünür ve oyuna başlarlar. İki takımdan biri oyunu başlatıp topu sahaya atıyor, karşı takım ise atılan topu karşılar. Takımların kaptanları seçilir ve bunlar takımlarını organize ederek oyuna düzen kazandırırlar. Oyun kurallarına göre, herbir oyuncu birer vuruş hakkına sahip iken takım kaptanı üç vuruş yapabilir. Oyuncular, çizgiden çıkıp vuruş yerine sağlam döndükleri halde bir sonraki vuruşu yapabilirler. Topu atan takım oyuncusu top ile vurulur veya takım kaptanı topu vuramadı ise gruplar yer değiştirirler. Genellikle bu oyun ilkbaharda ekime hazırlık yapılırken oynanırdı.

Dungan çocukları ve özellikle delikanlılar “gan lo nyu” (yaşlı ineği kovalama) ve “da bitı” (koyun diz eklemi) oyunlarını severler.

“Gan lo nyu” oynarken oyuncular ellerine sopa alarak çapı 4-5 adım olan daire oluştururlar. Dairenin ortasında çukur kazılır ve ineğin diz eklemi konulur. Herbir oyuncu kendisi için birer çukur kazarak sopanın ucunu çukura koyar. Sonra kura çekilir. Çekilen bu kuranın amacı; ineği kovalayacak (ortadaki delikten kemik çıkaracak) oyuncuyu belirlemektir. Oyun başlar, kovalayan oyuncu kemiği çukurdan çıkarıp herhangi oyuncunun yanına bırakır ve onun yerini alır. Diğer oyuncular gelen kemiği sopa ile herhangi yönde vurarak gönderebilirler. Kemiği vurup sopayı çukuruna en geç sokan oyuncu kaybeder. Bugünlerde bu oyun hala oynanmakta, kemik yerine ise buz hokeyi topu veya demir teneke kullanılır.

Kemik oyunu (koyun diz eklemi) “da bigiı”. Kızıl devrim öncesi Dungan gençleri arasında en ünlü oyunlardan olan bu oyun bugünlerde de bazı yerlerde oynanır. Oyun yöntem ve kuralları vardı. Yaşlıların dediğine göre, bu oyunu yetişkinler de oynardı. Dungan köyleri ve şehir mahallelerinde eskiden mahalle ve soylar arası yarışmalar düzenlenirdi. Kaybedenler kazanan tarafa asıklarını (diz kemiği) verirlerdi. Günlerimizde bu oyun kaybolmuştur.

“San Yön Var” oyunu da Dunganları arasında çok sevilen oyunlardandır. Bu oyun, oyuncunun zeka ve açıkgözlülüğü üzerine kurulmaktadır. Oyunun sadece iki  tarafı olabilir. Önce 7 veya 9 çukur açılır ve her çukura 9’ar adet taş konulur. Oyuncu çukuru seçtikten sonra, seçtiği çukurdan taşları çıkararak geri kalan çukurlara birer adet dağıtır. Kendi çukuruna en çok taş toplayan oyuncu kazanır.

Dunganların eskiden ve bugünlerde en sevdikleri oyunlarından bir tanesi “dyu fon” dama oyunudur. Bu oyunun taraftarı her zaman kalabalıktır. Dungan muhbirlerine göre eskiden özel yarışmalar organize edilirmiş. Çoğu zaman bir köyün veya şehir mahallesinin en iyi oyuncuları komşu köy veya mahalleye giderek yarışmalara katılırmış. Bazen oyun taraftarları birbiriyle çatışırlar ve onların arasında düşmanlık ortaya çıkarmış. Halk inancına göre, “dyu fon” oynama yöntemine dikkatli bakılırsa, oyuncunun karakteri öğrenilebilirmiş.

Oyunun basit ve düşük maliyetli olması insanlar açisından cazibe kaynağıdır. Bu oyun ev, sokak, tarla gibi çeşitli yerlerde oynanabilir. Oyun için renkleri farklı olan iki adet küçük taş veya balçık parçası, ayrıca uzunluğu 5 cm olan kamış çubuğu ve toprağa kareler şeklinde çizilmiş alan gereklidir.

Bu oyunun iki yöntemi vardır. Biri “çon fon” «uzun barış oyunu»; diğeri ise “sınsı da duan” «kısa, kazançlı olan».

Oyunun iki çeşidi çok yaygındır: “çi dar fon” yedi saflı dama oyunu ve “Şyu Dar Fon” dokuz saflı dama. Eskiden ve bugünlerde Dunganlar daha çok dokuz satırlı dama oyununu tercih ederler.

“Çi dar Fon” oyun kurallarına göre oyuncular kare çizip, on tanesi dikey ve yedisi yatay olan yedi çizgiyle bölerler ve taşları sıralarlar. Çoğu zaman oyunseverler kendi taşlarını getirirler. Şartlar belirlenip kura çekildikten sonra oyunculardan biri taşlarını karelerin içine yerleştirmeye başlar. Başlayan oyuncunun her zaman bir taşı fazladır, ancak taşlar yerleştirildikten sonra karşı taraf iki adet taşı sahadan uzaklaştırabilir. Oyuncu, taşları sahanın merkezini kaplayacak şekilde yerleştirmeye çalışır. Taşlar yerleştirildikten sonra oyuncular birbirinin taşlarını uzaklaştırmaya başlıyorlar. Ancak Dungan daması; geleneksel satranç oyunu gibi oyuncunun ustalığı, dikkati, konsantrasyonu, ileriyi hesaplayabilme yeteneği üzerine kurulmaktadır. Kazakistan ve Kırgızistan’da yaşayan Dunganlar kendi milli oyunları olan “dyu fon”u bugünlere kadar unutmamışlardır.

Eskiden Dunganlar ilkbaharda uçurtma yaparlardı (fon fınzı). Dungan köylerinde çeşitli şekillerdeki kağıt uçurtmanın ustaları olurdu. Mesela Kant ilçesinde Nasır Lohan isminde sayılı bir ihtiyar yaşarmış. Bu ihtiyar karmaşık uçurtmaları yapabilen tek ustaydı, Ba von «Sırtında tuğ taşıyan Dük Ba», vukun «kırk ayak», lun «ejderha» gibi uçurtmaların ustasıydı. Jarkent şehrinde ise milli uçurtmaları yapan Dinbar ve Yu. Losu ustaları yaşardı. Sonbaharın sonunda kışa yaklaşırken uçurtmaların parçalrını hazırlardı, kadınlar ise en karmaşık uçurtmalar için kendir otundan özel ipler hazırlardı. 

Dungan yaşlılarının dediğine göre, eskiden ustalar bambu çubuğunu kullanarak kağıt uçurtmanın zamanını belirlemekteydiler. Uzunluğu 20-25 cm olan bambu çubuğu yere çakılır, çubuğun içine kuş tüyü sokulur ve tüyün ne zaman dışarı uçup çıkacağını beklerler. Kuş tüyü çubuğun içinden çıkıp uçtuğunda kağıt uçurtmanın zamanı geldiği anlaşılırdı.

Dungan köylerinde, kağıt uçurtma yapan ustalar vardır. Ustalar yaptıkları bu uçurtmaları satışa çıkarırlar ve bunları ilkbahar başında satın alabilirsiniz.

Dunganların kullandığı onlarca çeşit kağıt uçurtma vardı, örneğin: Mınlır «kapı perdesi», sıkuar «kare», malar «kızböceği», bagar «papağan», huter «kelebek», Ba von «Sırtında tuğ taşıyan Dük Ba», vukun «kırk ayak», lun «ejderha» vs.

“Fon Fınzı” (uçurtma), Dungan çiftçilerin eskiden şenliği idi. Dunganlar uçurtmayı ilkbaharda ekime başlamadan önce yaparlardı. Böylece zor sezonu yılı başlamadan önce kutlama ve şenlikler uygulanırdı.

Kızıl devrime kadar Dunganların milli güreşi çok meşhurdu, bu güreş özel günlerde izlenirdi. Çağdaş güreş giysileri yerine yaşlıların dediğine göre eskiden kuşaklı kısa ceket ile geniş ve kısa paçalı şalvar kullanılırmış. Güreş esnasında güreşçiler sadece ceketten tutunabilirdi. Çelme atme ve ayaktan vurma teknikleri kullanılırdı. Bu bağlamda Dungan güreşi serbest güreşe benzerlik gösterir. Ancak Serbest güreşten farklı olarak Dungan güreşi sadece ayakta yapılır. Güreşçinin bedeni üç nokta üzerine veya bedenin diz üstünde kalan herhangi kısmıyla yere dokunursa güreşçi kaybetmiş sayılır..

Bahsettiğimiz göüreş çeşidinin yanında Dunganların, “şyan gunku” ve “vuşı deçuan” gibi diğer güreş türleri de gelişmiştir. Bunlar beş gruba ayrılır: 1) kafa, 2) el parmağı, 3) yumruk, 4) beden, 5) bacak yöntemi olarak. Dunganların dediğine göre, çocukları özellikle koruma ve hücum yöntemleri öğreten kişiler olurmuş. Bu yöntemlerin bazıları adeta sır olarak saklanırmış.

Dunganların ülkemize yerleşip yaşam kurmaları, onların milli oyun ve geleneklerini tanımaya imkan sağlamıştır. Bunlar; ala-man-bayge (at yarışları), dö yön (kökpar), fa yözı de yin (doğan veya şahin avı).

Dungan milli sporlarının çoğu bizimkilerle benzerlik göstermekte. Çünkü Dunganlar da bizim gibi eskiden göçebe hayat yaşamışlardır.

 


 Elyenora Amir

Бөлісу: