Қандастар Ассамблея

Yerli pop ve caz sanatı bağlamında besteci Yakov Khan'ın yaratıcılık zirveleri

26.11.2014 1652
Ülkemizde meskunlaşmış olan toplulukların yaratıcılığının araştırılması bir çok bilim dalı için – tarih, siyaset bilimi, budunbilim, sosyoloji, ekonomi, kültüroloji ve başkaları için çalışma konusudur.

Ülkemizde meskunlaşmış olan toplulukların yaratıcılığının araştırılması bir çok bilim dalı için – tarih, siyaset bilimi, budunbilim, sosyoloji, ekonomi, kültüroloji ve başkaları için çalışma konusudur. Bunların gündelik yaşam etkinliklerinin özgün tarihi resminin öğrenilmesi, Kore diasporunun yaşam özelliklerinin, geleneklerinin, kültürel değerlerinin, manevi alandakı önceliklerinin, toplulaşmasının araştırılması Kazakistan Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı N.A.Nazabayev’in politikası sayesinde mümkün olmuştur. Bu konuların çözülmesinde özel bir rol Kazakistan Halkı Meclisi’ne aittir.

Kazakistan müzik sanatının tarihinde popüler cazcı, besteci, sanatçı ve öğretmen Yakov Khan ismi sadece yerli dinleyici içi  malum değildir. Parlak ve benzersiz bir şahsiyet olarak o, gerektiğinden daha az temsil edilen müzik alanında büyük yüksekliklere ulaşmıştır. Caz kültürü alanında birçok tarzlar onun tarafından kapsanmıştır. Yukarıda bahsedilen müzik-tarz dalına genç yaşlarından başlayarak büyük sevgi ve bağlılık duymakla o, tüm kendi yetişkin hayatı boyunca kararlı olarak kasıtlı hedeflere ulaşmak için yürümüş ve hür türlü dönüm noktalarına rağmen bunu başarmıştır[1].

Görüntü ve sembollerle düşünen Koreli besteci, Kazakistan Cumhuriyeti Besteciler Birliği üyesi, caza 45 yıl vermiş, ama bu güne kadar tüm hayatını hasr ettiği tarzın tam açıklamasını verebilmiyor. Glenn Miller’in big band’inin oynadığı “Güneşli vadi’nin serenadı” filmi, Caunt Basie’nin plakları ve “Amerika'nın Sesi” radyo programları Çimket Müzik Lisesi öğrencisi olan genç insanı o kadar fethetmiştir ki, bir zamanlar dersleri bırakarak, o, böylesi bırakmalara göre okuldan çıkarılabileceğinin hiç farkında bile değildir[2]. O, çocuk iken pamuk budayarak yoruluncaya kadar çalıştığı, onu çapalatığı ve parmakları kanayıncaya kadar topladığı uzak çocuklu sahnelerini çok sık hatırlıyor. Akşamları ise o kardeşi ile dansa gider ve aile yadigarı olan ve halk içinde “yirmi beşin yirmi beşe” denilen mızıka çalardı. O, “Tuna dalgaları”, “Amur dalgaları”, “Kırılmış teller” valslarını ve o yıllarda popüler olan diğer eserleri çalmaktan hoşalanardı. Beş yaşında iken babasız kalan Yakov çocukluktan hayal ettiği Çimket Müzik Lisesi’nde eğitim almağın kaderin ona armağan edeceğini hiç zannetmezdi. Armonika ve akordiyon sınıflarında eğitim almakla o, bir süre mecburi olarak viyolionseli de öğrenmiştir. Bunula birlikte, kendi mesleğini Yakov Nikolayeviç erken yaşlarından hissetmiştir ve bu da gelecekte enstrüman ve repertuar seçimini belirlemiştir.

Tüm sonrakı yıllar boyunca müzik sanatını ve çeşitli enstrümanlarda çalmağı öğrenmiş besteci Türkmenistan’da İran devlet sınırı yakınlığında hizmet etmiştir. O devirde yaranmış koşullarda onu yine de müzik kurtarmıştır. Geceleri o, “Amerika'nın Sesi” dalğasına ayarlanmış ve kaliteli olarak caz hitleri yayınlayan radyo dinliyordu. Bugün o, kendisni bu gibi davranışlara teşvik eden basiretini gülümsemekle hatırlıyor. O zaman Türkmenistan’da hizmetini başa vurduktan sonra o, kendisi için nadir ve değerli olan caz parçalarının kilometrelerle kaydedilmiş kasetlerini getirmiştir.

1968 ylında o, arasında olduğu “Ariran” grubu ile birlikte Sahalin’de yaşayan Korelileri ziyaret etti. Gördüklerinin etkisi onun kalbinde uzun süreli bir iz bırakmıştır. O zaman onun üzerine koyulan görev sadece konser platformundakı performanslarla sınırlı değildir. O, bu uzak memlekette yaşayan yurttaşlarına yabancı ve Sovyet bestecilerinin eserleri ile tanışma fırsatı sağladı. Vatandaşlık belgeleri olmadan yaşayan ve herhangi bir hareket imkanında bulunmayan bu insanlar onların çaldığı şarkıları büyük bir sevincle dinliyordular. Özellikle, efsanevi davulcu Tahir İbrahimov’un katılımıyla unutulmaz akşamlar geçti. İzleyiciler onun katılımıyla geçen performansları her zaman coşku ile karşılıyor, grubun tüm kalan katılımcıları ise sahnede tattıkları yıldızlı anlar için bu yetenekli müzisyene içtenlikle teşekkür ediyorlardı.

1969 yılından başlayarak Yakov Nikolayeviç Devlet Kore Müzikal Komedi Tiyatrosunda önce sanatçı olarak çalışmağa başlamış, daha sonra orkestra şefi olmuştur, 1975-76 yıllarında ise Kazak Radyo ve Televizyonu Pop-senfoni orkestrası sanatçısı olarak çalışmıştır. 1977 yılında o, Taşkent’te “Kayagım” Kore pop orkestrasını başarıyla yönetimiş, 1979-80 yıllarında konserlerde “Aray” grubuna ve Kazakistan Cumhuriyeti Halk sanatçısı Roza Rımbayeva’ya eşlik etmiştir.

Bundan sonra Yakov Khan “Bumerang” ve “Medeo” grublarında kendisini caz sanatçısı ve yönetmeni gibi göstermiştir. Söze geçen grup Moskova, Leningrad, Novosibirsk, Yaroslavl ve diğer şehirlerde turnelerde olmuştur. 80’lerin ortalarında, o, “Ariran” grubunu yarattı ve diğer sanatçılar arasında ilk olarak büyük bir başarı ile Güney Kore’ni ziyaret etti. 1991 yılında Big Band organize etti, 2202’de meydana çıkmış “Samulnori” pop ve caz grubu ise onun yönetim altında Seul’da Grand Prix kazandı. 2006’da yaranmış, on çagıcı ve dört vokalistten oluşan ve Doğu tonları ile karışık caz-roku başarıyla yorumlayan “Pro-jazz” özel özgünlük ve canlı bir sanatsal yetenekle çekicidir. Burada da ona doğallıkla verilmiş olan caz yönetmeni niteliği tamamen gerçekleşmiştir.

O, hem de ciddi klasik eserlerin yazarıdır – “İn-Yan” rok-operası, saksofon ve soprano için şarkı, piyano için sonatin, yaylı calgılar dörtlüsü için “Bozkır skeçler”, “Amazon” tek perdelik bale, Kazakistan Cumhuriyeti Devlet senfonik orkestrası tarafından sık sık çalınan“Tamamlanmamış melodi” senfonik şiir.

“Ariran”, “Kayagım”, “Samulnori”, Big Band, “Pro-jazz” rok-caz gruplarının, Almatı şehir Akime Akademi Kore Tiyatrosu orkestrasının yöneticisi sadece yönetmen ve sanatçı faaliyeti kapsamı ile sınırlanmamış, Güney Kore’den olan yazar Kim Pen Khakh ile birlikte “Kore saram” folklorunu tam bir antolojiye toplamıştır. Derleme “Unutulmuş şarkılar” adlı iki bölümden oluşmuştur. Bu, bestecinin 70. yıldönümüne bağlanmıştır ve 400 türküden oluşmuştur ki, bunlar başlıca olarak folklor hayranlarınna acı ve derin üzüntü ifade eden Kore türkülerini tanıtar. Kitabın önemli bir bileşeni halk arasında kalmış ve taşıyıcıları artık uzun zamandan beri hayatda olmayan kaydedilmemiş halk örneklerinin işlenmesi ve kaydı oldu. Sanatçı ile kişisel bir görüşmede bu işin bestecinin kendisi için öneminden haber veren gerçekler bulundu ve ona göre gelecek Koreliler nesli için kendi mesleki ve ahlaki yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiştir [1]. Korelilerin kompakt şekilde ikamet etdikleri bölgelere – Rusyaya, Özbekistana, Taldıkorgana, Uştobaya, Çimkente, Kızılordaya, Jezkazgana, Taraza seferler koyulan görevlerin yerine getirilmesinin sonucu idi.Doğaclama için çok zengin materiyallar daha conra caz tarzında işlemeye tabi saf folklor şeklinde toplanmıştır[3].

Caz sanatı zirvesinde son yıllarda Yakov Khan’ın özel başarılarını ve olayları açıklarken onun ancak 2011 yılında beş ulusal ve uluslararası festivallerde katılımını saymak gerekir ve bunların üçünde o, Grand Prix kazanmıştır. Bunların birincisi Şubat ayında Aktobe şehrinde yapılmış ve yerli caz sanatı kurucusu, efsanevi davulcu Tahir İbrahimov’un anısına ithaf edilmiştir.

Aynı şehirde aynı yılın sonbaharında “Aktobe-caz - 2011” Uluslararası Caz Festivali yapıldı. Burada bestecinin yeni deneysel tasarımları sunuldu. “Sazgen - Sazı” etno-floklor grubu dombra, kobız ve saz sırnay gibi enstrümanlarda pop ve caz tarzında besteler ifa etmiştir. Besteci kendisi bu yarışmadakı olayları hatırlarken seyircilerin yenilikçi yaklaşımı merak ve özel ilgi ile kabul etdiğini söylüyor. Adı geçen enstrümanların sanatçıları müzik kulağı için tanıdık klasik seslenmesine rağmen, burada tazelik ve özgünlük nefesi, ve daha doğrusu harmonik seslenmede fevkaladelik getiren ciddi dönüşüm yer almıştır. Genç sanatçılar için Kültür Bakanlığı ve Rusya Gnesinler Akademisi tarafından organize edilmiş “Gnesin-jazz” Birinci Uluslararası Festivali yılın sonunda yapıldı ve besteciye daha bir ödül getirdi. “Sazgen - Sazı” grubunun sözü geçen olaya katılımı sayesinde “Gnesin-jazz” festivali uluslararası statü kazandı. Onların seslendirdikleri D.Elington’un “Karavan”ı, “Alkonır”, “Jekpejek”, “Gauhartas” ve “Yabanarısının uçuşu” seyircileri o kadar heyran etmiştir ki, onlar sanatçıları defalarca bis üzerinde çağırmışlar.

Yakov Khan’ın girişimi üzerine caz müziği akşamları geçirilmektedir ve bunun ancak tek bir önemli amacı vardır – estrada mayestroları yatarfından koyulmuş müzik mirasının öğrenilmesi gereksinimini genç sanatçılara taşımak. Yetişmekte olan nesil arasında caz klasiğinin korunması ve teşviki için değerli fikirler her zaman ona aittir. Estrada, caz ve rok alanlarında mayestrolara – Tahir İbrahimov, Seydolla Bayterekov, Taskın Okapov, Talgat Sarıbayev, Şarip Omarov, Baglan Sadvakasov, Bahıtjan Jumadilov, Lev Kofman, Viktor Kim ve borçpk başkalarına ithaf edilmiş böyle akşamlartan biri önce Öğrenciler Sarayında geçirilmesi tasarlansa da, Cumhuriyet Sarayında baş tutmuştur. Bu tür bir olayın geçirilmesi fikrini Almatı şehri belediye başkanı A.Yesimov kendi desteklemiştir. Bu akşama dünya çapında yıldızlar – Georgiy Metaksa, Enver İzmaylov, Baygali Serkebayev, Vladimir Mikloşiç, Batırhan Şukenov uçup gelmiş, yerli sanatçılar arasında Roza Rımbayev, Alibek Dnişev, Sagnay Abdullin ve birçok başkalarını göstermek gerektir.

Sanatçı ile görüşme sırasında Kore folkloru, estrada ve caz müziği hakkında, besteci ve yönetmenin derin kişiselliğinin doğrudan yansılandığı yazılmış klasik parçalar hakkında ilginç ve önemli bilgiler alınmıştır. Geçen yıl Yakov Nikolaeviç’in doğumunun 70 yılı tamam oldu! Geçen yıldönümü ile Mayestronu kutlayarak kendisine iyi sağlık ve yaratıcı kariyerinde daha fazla başarılar diliyoruz!


[1] Besteci 1943 yılında Güney Kazakistan Eyaletinin Maktaaral ilçesinde 1936 yılında siyasi suçlantırılmış olan komünist Nikolay Khan’ın ailesinde dünyaya gelmiştir. Yakov Khan çok çocuklu ailede büyümüştür (o, 8 çocuktan en küçüğü idi).

[2] Bir hafta içinde o, 21 defa ders bıramıştır.

[3] Kitap 2007’de Tatyana Tsoy’un sponsurluğunda basılmıştır.

Sanat tarihi doktorü,

dosent, Edebiyat ve Sanat Enstitütüsü

Müzikoloji Anabilim Dalı Başkanı 

Musagulova G.J.